ÇÜRÜME BÖYLE BİR ŞEYDİR


Bu ülkede en büyük çürümenin siyaset zemininde olduğunu aklı selim olan herkes bilir!
Bu işi en iyi yapanlardan biri de Ecevit’tir!
Bakanlık vaadiyle Süleyman Demirel’in partisinden on bir milletvekilini alıp kendisine katmış ve iktidar olmuştu!
Bu gelenek hep devam etti! Siyasi zübükler her dönem halkı hiçe sayarak, çeşitli menfaatler karşılığında bir başka partiye dümen kırarken, hiçte yüz kızarıklığı yaşamadılar!
Çok yüzlülük böyle bir şeydir ve kimse sizin gerçek yüzünüzü hiç bir zaman görmez, ta ki
son numarasıyla karşınıza çıkana kadar!
CHP ye bir türlü Başkan olamayan Muarrem İnce, bir parti kurarak bu hevesine ulaşmak istiyor ama bu hevesin kursağında kalacağını en iyi o biliyor ve asıl meselenin CHP ye darbe
vurmak olduğunu da herkes biliyor!
CHP den ayrılan üç Vekilin gerekçelerine bakınca ülkenin artık iflah olmaz bir intihara nasıl sürüklendiğini görmemek için gerçekten akıl sağlığını yitirmek gerekir!
Şimdi sıkı durun ve bir kenara yazın!
Bu millet ittifakını dağıtacaklar, dağılmak zorundalar! Çünkü bu devletin kodları ve Erdoğan Türkiye’sinin kimyası buna müsait değildir!
Erdoğan, bu son manevralarıyla karşı ittifakı büyük ihtimalle dağıtacaktır!
Saadet partisine yapılan ziyaret bunun en büyük örneğidir ve Saadet partisi çantada kekliktir, bunu böyle bilin!
İyi parti de tekrarlanan HDP nakaratına su taşımaya başladı ki onlarında bu konuda her an su koyvereceklerini tahmin etmek hiçte müneccimlik değildir!
Erdoğan, tüm bunlardan hızını almazsa HDP yi kapatmak, iki dudağının arasında çıkacak talimata bakar ve bu talimat olmadan MHP ve Perinçek istediği kadar bağırsın, çağırsın hikayedir!
Tabi bana kalırsa en büyük olasılık kapatılacağıdır!
Kapatılınca ne olur?
HDP açısından hiç bir şey olmaz ve oyunu fazlasıyla muhafaza ederek tekrar parlamentoya gider!
Gider de, gitmiş olur mu, olmaz mı onu da onlara sormak gerekir!
Zaten hükmü kalmayan bir parlamento da tek belirleyiciliğin Başkanlık olduğunu herkes çok iyi biliyor ve bu muhalefet böylesine yitik bir akılla yol almaya devam ederse, mevcut Başkan hep yerinde kalacaktır ve artık başka, bambaşka bir ülkenin dilini öğrenmekten başka çaremizde kalmayacaktır!
Bunu hak edenlerin çıkıp “ vay efendim” falan filan demeye de hakları yoktur!
Şu an örülen taşların karşımıza çıkaracağı bina budur!
Ördüğün binayı oturmak için yaparsın ve hak ettiğin bir emektir, sonuçlarına da razı olmak zorundasın!
Siyasette ki bu son gelişmeler, büyük bir çürümüşlüğün sonucudur!
Kullandığımız siyaset dili de bununla örtüşüyor !
Gün boyu sokak ötesi bir dille bir birine saldıran siyasilerin bu ülkeye katacakları hiç bir değerin olmadığını çok iyi biliyoruz!
Tüm çabaları daha çok çürütmek ve onu da kusursuz yapıyorlar!