24.04.2022, 15:17 35

Pus Karanlık ve Gezi

PUS KARANLIK VE GEZİ

Özür: Bu yazı dün yazıldı, bugün gönderilebiliyor. Gezi kumpas davasında karar ise iki gün sonraya kaldı. Bugün hava açmaya başladı. Öbür gün karar ne olursa olsun daha da açacak...

Hava bu sabaha puslu başlamıştı, öyle de devam edeceği anlaşılıyor. En azından benim demirparmaklık ve beton manzaralı penceremden görünen bu. Ve bu pus dediğimiz şey, ağır tonajlı hava kirliliği.

Kahvaltı masasından baktığım televizyon ekranında Kılıçdaroğlu var. Karanlık gecesinden söz ediyor. Elektriğe yapılan süper zamlara karşı fatura ödemediği için sonunda evinin elektrik bağlantısı kesilmiş, dün geceyi karanlıkta geçirmişler. Görüntülerde lüks lambası ve mumlar var. Lüks lambası çocukluğumun bir bölümünün aydınlatma aracıydı, yani yabancım değil. Hatta gaz lambası, halk dilindeki adıyla idare lambası, çıra; daha eski çocukluğumun aydınlatma araçları, onlara da yabancı değilim. İlk büyük elektrik üreticisi Keban Barajı ile- çevresindeki köyler hariç- memleketin Batı köylerine bile elektrik aydınlatması uzanmıştı. Çocukluğumu Batı’da tamamlayan benim hayatıma da elektrik böyle girmişti. Sonra sonra her nehir, nehir kolu ve hatta dereler elektriğe kurban edildi. Dereler özgür akacak, sloganlı direnişler süreci biraz yavaşlattı ama yine de tekelci sistemin elektrik günümüzde fahiş fiyatlı fatura soygunundan kurtulamadı. Ama memleketin elektriksiz zamanlarının nostaljik, hatta asar-ı atikalık aydınlatma araçları yeniden gündemde.

Kılıçdaroğlu’nun elektrik faturalarıyla derdi de böyle bir zamanda başladı. Beyan ettiği gibi o, fatura ödeyemeyenlerin sesi olmak için protesto eylemi yapıyordu. Nihayet elektriğinin kesildiği gecenin sabahında, bugün, eylemini bir hafta sonra bitireceğini duyuruyor. Ne garip ki, Türkiye’de Saray iktidarına karşı ana muhalefetin lideri “aman ha, benim eylemim bireyseldir, kimse bana bakarak eylem yapmasın” diye diye gelmişti, son gün de aynı sözlerle tembihini sıkılıyor. Komşularının dün gece karanlıkta oturarak ona destek olması yetermiş!

Aynı sabah, memlekete aydınlık haftalar yaşatan Gezi Direnişine karşı açılmış kumpas davalarından sonuncusunun karar duruşması var. Orada milyonlarca insanın doğanın, ağacın, hayatın talanına karşı ayağa kalkışı yargılanıyor. Ve milyonlar adına, onlarca kentten köylere kadar yayılan, genç barikat nöbetçilerinin polis kurşunlarıyla hayatlarının, gözlerinin söndürüldüğü vahşetin emir vericileri Saray adına sayısız kez davalar açılmış Gezi için iki insan müebbet ceza istemiyle toplam 17 kişi yeniden ve yeniden mahkum edilmeye çalışılıyor.

Ne çarpıcı değil mi? Ya da hayatın ironisi ne müthiş!

Osman Kavala; toplumsal projeler yürüten bir derneğin, ağın kurucusu, sayısız toplum yararlı etkinliğin düzenleyicisi, finans bulucusu. Dört buçuk yıldır, hile ve hurdaya çevrilmiş mahkemeler eliyle Saray’ın intikamına adeta malzeme yapılmış mapus! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzını hakaretle açıp yargı gücünü talimatla yönettiği ülkenin karanlık tarafının hışmını boca ettiği bir insan; ezilenlerin, gadre uğrayanların, “çapulcu”ların her daim elini tutan, onların Gezi dahil direnişlerinin yanında durmuş demokrat bir insan.

Mücella Yapıcı, yüksek mimar; kapitalizmin insan kadar doğayı talan siyasetine teslim olmamış, tam aksine insanın ve doğanın haklarına sahip çıkmış, onlarla birlikte, kolektif direnişlerden geçmiş, sermaye sınıflarının aç gözlü yağmacılığına yüksek sesle itirazların başında yer almaktan hiç çekinmemiş bir kadın insan.

İkisi de bedel ödemeyi göze alan nesillerden, ikisi de meseleyi kişiselleştirmeyen, kolektif aklın ve kolektif vicdanın temsilcileri. Bugün yeniden savunma verecekleri Saray yargısının önünde bütün toplum ve doğa adına alınları açık, başları dik. Yanlarında, meslek örgütleri başta gelmek üzere onlarca demokratik kurum, uluslararası temsilciler dahil yüzlerce insan var. Yargı diye gösteride onlar hakkı çiğnenen herkes için direnenlerle birlikte yeniyi, geleceği temsil ediyorlar.

Kuşkusuz Kılıçdaroğlu’nun eylemi de önemli ama o bireysellik çizgisinde hem eski hem yüreksiz. Talanın soygunun bir türüne ve bir yapıcısına karşı sadece. Adalet yürüyüşünü de tek kişilik olarak düşünmüştü ama eylemin doğası gereği, tek kişiden ibaret kalamadı. Oradan “ders aldı” tek kişilik gösteriyi garantiledi, evine sıkıştırdı. Milyonların öfkesi burnunda iken bu pasif eylemin onları ilelebet susmaya yeteceğini sanması da başka bir açmazı.

“Bir avuç oligarkın tüm zenginlikleri yutar hale geldiğini” itiraf ettiği kapitalist sistemin bu evresinde ne kadar da çaresiz! Kendisini Mahatma Gandi ile özdeş saydığı söyleniyor sağ da solda. Ama unuttukları tarihsel gerçeklikler var. Gandi, açlık grevi yaparken bile yanında yüzlerce, binlerce insanla oturuyor, yürüyordu. Arkasında ise yıllarca süren silahlı mücadele, büyük kitlesel ayaklanmalar ve de koca bir 2. paylaşım savaşı na karşıantifaşist direniş vardı. Kılıçdaroğlu’nun sırtını yasladığı ne var? Yüzyıl önceki haliyle Cumhuriyet propagandası ve kurulu düzeni sarsmaktan korkan liberal demokratlık mirası... İkisinin de ömrünün dolduğunu, “sandık” mı gösterecek! Halkları oyalamanın da bir sınırı vardır.

Gezi davasında yargılanmaya çalışılanlar ise, hele de ağırlaştırılmış müebbetlik yapılmak istenen Osman Kavala ve Mücella Yapıcı ise milyonlarla birlikte sürmüş bir hareketi temsilen yargılandıkları yerde ne kadar da güçlü, çoğul ve gelecek soluklu...

Bugün karar ne çıkacak şu an bilmiyorum ama tarihe düşecek notu tahmin ediyorum. Mücella Yapıcı’nın bir önceki beraat kararı çıkan davaya koyduğu teşhis gibi olacak: Neymiş? GEZİ YARGILANAMAZMIŞ!

Yazıma nokta koymaya çalışırken gözüm yine pencerede. Puslu/kirli hava yerinde, Demokles’in kılıcı gibi semtin tepesinde sallanıyor, tabii şimdilik... Doğada ve toplumda hiçbir şey, hiçbir an kalıcı değildir; her şey her an değişim halindedir. Pusun ve karanlığın sonu yeni GEZİ’lere açılır.

Yorumlar (0)
28
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58