banner9

banner8

20.11.2021, 07:48 43

Faiz, döviz, 'helalleşme', hesaplaşma

Önceki gün yine iktidar eliyle sağlanan büyük bir vurgunla karşı karşıya kaldık. Erdoğan’ın talimatıyla Merkez Bankasından verilen kararla TL yine değer kaybederken dolar 11 TL’yi geçti. Bir avuç asalak büyük vurgun vurdu. Onlar oturduğu yerden dolardan dolar kazanırken, üretenler, işçiler ve emekçiler daha da yoksullaştı.

Benzine, gaza, iğneden ipliğe yine zam geldi. Asgari ücret 250 dolara düştü. Patronların milyarlarca vergi borcu bir kalemde silinebilirken, 25 milyon dar gelirli icraya verilmiş durumda. İç ve dış borç katlanırken, kapitalist şirketlere dolar cinsinden garantiler sunulmaya devam ediyor. Ekonomik krizin tüm yükü işçi ve emekçilerin sırtına yıkılıyor.

Faize karşıymış payesi takınılır, helalden haramdan söz edilirken 10 ayda yabancı tefecilere 160 milyar faiz ödendi. Kredi kartı faizleriyle emekçilerin kanı emiliyor. Borçlandırılmış milyonlarca üretici, esnaf, emekçi bankaların ve tefecilerin faiz cenderesi altında inliyor. Ekonomi, faiz ve tefecilik üzerinden döner hale geldi.

Ancak, tüm bu kötü gidişatın sorumlusu olan Erdoğan iktidarının ömrüne zaman biçildiği de bir gerçek. İktidar TL gibi hızla eriyor. İşçi ve emekçiler, halklar, henüz örgütlü bir güçle mücadele sahnesinde yer almasa da AKP’deki kitlesel kopuş sürüyor. İç çelişkileri derinleşiyor. 50+1 seçim sistemini getirerek hiç bitmeyecek bir iktidar hayali kurmuş olan Erdoğan, şimdi yüzde otuzlarda seyrediyor. Önceki gün, tefecilere altın tepside milyarlar sunmasıyla birlikte oy kaybı daha da büyüdü.

Tek adam düzeninden kurtuluş en acil durum haline gelmişken, bu aynı zamanda muhalefet partileri tarafından iktidara gelmeleri halinde nasıl bir icraat sergileyeceklerini dile getirme yarışına dönüyor. Kimin cumhurbaşkanı olacağı, kimin başbakan olacağı üzerine hesaplar yapılıyor, niyetler açıklanıyor. Millet İttifakının vücut bulmasında önemli bir rol oynayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “nasıl bir Türkiye, nasıl bir gelecek” sorusuna yanıt aradığı görülüyor. Kılıçdaroğlu adeta “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyor.

Ancak, 2002’de yönetimi tek başına devralan AKP’nin nasıl bir “demokratikleşme” ve geçmişle hesaplaşma söylemi kullandığı ve bunun bugün nasıl korkunç sonuçlara dönüştüğünü yaşıyoruz. Kürt sorunundan, dış politikaya, ekonomiden tarıma, Alevilerin taleplerinden yaratılmak istenen kamplaşma ve iç kavgalara vardırılmak içten keskin bir süreç içindeyiz.

Tek adam yönetimine son verip yerine “Güçlendirilmiş parlamenter sistem”e geçmekle Türkiye’nin devlet-sitem olarak düze çıkarılamayacağını vurgulamaya gerek var mı? Zira Türkiye’nin devasa sorunları var ve bunların önemli bir bölümü Erdoğan’ın tek adam yönetiminden önce da vardı. CHP’nin tek parti döneminin sorunları, CHP’nin içinden çıkmış olan sonraki DP ve devamcılarının açtığı, çözümü devletin köklü bir değişime uğramasını gerektiren derin yaralar…

Dolayısıyla ilk genel seçimde AKP’den kurtulmanın ekonomik, sosyal, siyasal birçok alanda bir kurtuluşa denk gelmeyeceği aşikardır. Helalleşme buradan çıktı. Bu söylem, CHP’nin sermaye örgütleriyle görüşürken diğer yandan AKP iktidarından ve önceki tüm yönetimlerden büyük acılar çekmiş olan, katliamlara, kıyımlara, işkencelere, idamlara maruz kalmış tüm halklara seslenmesinin altında yatan köklü sorunların yaralarını taşıyan milyonların desteğine yöneliktir.

Reklam

Kılıçdaroğlu’nun önce evinden kısa bir video ile ilan ettiği ardından TBMM’deki grup toplantısında detaylandırdığı “helalleşme” AKP’nin tükenmekte oluşu yeni bir arayışın aciliyet kazandığı bu ihtiyaçtan doğmuş oldu. “Cumhuriyetin kuruluş partisi CHP” Liderinden böylesi bir vurgunun yapılmış olması önemli bir gelişmedir. “Helalleşme”nin çağrışımlarına takılmadan Kılıçdaroğlu’nun dikkat çektiği sorunların çözümüne odaklı demokratik bir muhalefet geliştirmeye kafa yormak gerekiyor. AKP’yi başımızdan defederken, eskiye razı olmadan, bir hedefe kilitlenmenin zamanıdır.

Demem o ki; helalleşme vesilesiyle gündeme getirilenlerin güçlü bir yüzleşme ve hesaplaşmaya dönüşmesi ve tüm düzen partilerinin yaşattıkları acıların temsilcileriyle köklü bir hesaplaşmanın doğru bir yola oturtmasını sağlayacak olan, işçi ve emekçilerin, demokratik, sol, sosyalist güçlerin birleşik mücadelesi olacaktır.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Keçiörengücü 15 26
4. Rizespor 14 25
5. Pendikspor 14 25
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü