2021 Newroz kutlamaları Kürtlerin ve elbette barış ve demokrasi isteyen Türkiye halklarının yüreğine su serpti. 20 ve 21 Martta, İstanbul’dan Diyarbakır’a uzanan bir barış, eşitlik, demokrasi manifestosuna tanık olduk.HDP’nin kapatılması için hazırlanan iddianamenin Anayasa Mahkemesine gönderildiği günlere denk gelen Newroz, AKP ve MHP’ye güçlü bir yanıt olurken, demokratik güçlere güven verdi.

Bir Newroz’a bir de AKP kongresine bakınca Türkiye’nin nasıl bir çelişkiler yumağı olduğunu görmek de pek ala olası.Tabii MHP kongresini de unutmamak gerek. İki iktidar ortağının kongreleri sonuçlarla dolu.Kongrelerdeki tablo ve ortaya çıkan sonuç her iki partinin ve ebette onların çevresinde toparlanmış görünen sağdan ve soldan tüm çevrelerin nasıl bir gelecek vaat ettiklerini görmek hiç de zor değil.

Bir yanda ırkçı, faşist, gerici bir politik bileşim var, diğer yanda tek adam rejiminin derinleştirmek istediği faşizan yapıya karşı direnen halkların mücadelesi var. Newroz, bu tutumun bir kesitine sahne oldu Newroz. Hem de önemli bir kesit…

Evet, AKP tükenirken, halkların birlikte mücadele çabası, barış, eşitlik, kardeşlik mücadelesi büyüyor, ancak bunun hedefli olması, bir programa bağlanması gerek.

Tüm baskılara, şiddete, derinleşen hukuksuzluğa rağmen Kürt halkı milyonlar olarak alana çıkarak bu faşizan kliklerin gidişine karşı kayıtsız olmadığını gösterdi.

Korona salgınından dolayı yaşlı kuşaklardaki tedbirli davranma hali gençlerin katılımını öne çıkardı, görünür kıldı. Bu vesileyle gençliğin, yeni kuşakların Kürt halkının eşit haklar mücadelesinin bayrağını devraldığı da görülmüş oldu.

Newroz’da, temel haykırış; “Demokratik Türkiye, Kürt soruna eşit haklara dayalı demokratik çözüm” oldu. Savaşla, şiddetle, baskıyla, işkenceyle, hapishaneleri doldurmakla bir yere varılamayacağının Newroz kutlamalarındaki katılımla birlikte, yapılan konuşmalardan da anlıyoruz. Diktatörlük heveslerine karşı güçlü bir duruş oldu Newroz. Yatay görüntüler de dikey görüntüler de Newroz’un umut ve barış olduğunu ve direnişin yayılarak büyüyeceğini gösterdi. Dalga dalga büyüyen umut sahnesiydi her bir Newroz alanı. Sadece katılım ve coşku değil, güçlü bir duruş sergilemesiyle de akıllarda kalacaktır 2021 Newroz’u.

Newroz’dan üç gün sonra AKP Kongresi gerçekleşti. Newroz; uyanışı, direnişi, umudu büyütürken, AKP kongresi tükenişin habercisiydi. Tek adam yönetiminin tescili ve demokratik tüm kırıntıların sökülüp atılacağının ilanından başka bir şey yoktu.

Reklam

Newroz, batıdan doğuya, kuzeyden güneye her yerde geleceğin, eşit koşullarda barış içinde yaşamın müjdelerken, AKP kongresi tekçiliği, baskı rejimin tahkimini gösteriyordu.

Newroz Türkiye halklarının el ele eşit ve özgür günlere doğru yürüdüğünü gösterirken, AKP kongresi, tükenişin göstergesiydi.

Buradan hareketle, Kürt halkı AKP ve MHP karşısında nasıl bir duruş sergilediğini ve önümüzdeki süreçte nasıl bir mücadele hattı içinde olacağını göstermiş oldu. Neo-Osmanlıcılık hesaplarının neo-faşizme evrilerek dört nala yola düzüldüğü günlerden geçilirken, Kürt halkının gösterdiği tutum, sadece Kürtlere dair bir gelecek çabası değildir. Bu çaba bir demokratikleşme mücadelesidir. Önümüzdeki dönemin “İstanbul İttifakı” da denilen halkların mücadele tutumuyla ilerlemesiyle bir yol alınabilineceğini düşünen her siyasi oluşumun Kürt halkının Newroz’da verdiği mesajı özenle değerlendirmesinde yarar var.AKP’den ve onun faşist koalisyonundan kurtulmak isteyenlerin Kürtlerin çabaları, mücadele ve tutumlarından yarar gördüklerini son yerel seçimlerde görmüş olduk. AKP ve MHP’nin tutumu karşısında yeni bir tutum kaçınılmazdır. Sosyalistler için, ilerici demokratik güçler için değil, AKP ve MHP’nin faşizmi tahkim etmeyi kongreleriyle ilan ettikleri sürece karşı tutum almaktan söz eden tüm kesimler için bu önemli olsa gerek. Kürt halkının ve HDP’ninduruşu, ve Newroz’da ortaya çıkan tablonun, CHP ve onunla birlikte olma çabasındaki İyi Parti ve ‘Millet İttifakı’nın sürekli ve dönemsel bileşenlerinin geleceği açısından önemli veriler sunduğu gerçeği atlanmamalıdır.

Kürt sorunun AKP-MHP söyleminin dışına taşıyacak bir akla acilen ihtiyaç vardır ve bu anahtarın bulunması halinde önümüzdeki dönemin yolu hızla açılıp genişleyecektir. Başta CHP olmak üzere hiçbir parti ve siyasi merkez, “AKP tükeniyor, o yıkılacak biz iktidara geleceğiz” hesabı içinde olmamalıdır. Böyle bir şey olmayacak! Yani AKP kendiliğinden yıkılmayacaktır. Bunun için güçlü bir muhalefete, bir mücadele ve program birlikteliğine ihtiyaç var. Bu olmadan, biri kongresinde eski kan dökücüleri toplamış, biri, son iki hafta içinde aldığı kararlar ve uygulamalarıyla ve kongresindeki mesajlarıyla faşizmi egemen kılma yolunda kararlıca yürüdüklerini gösteren iki koalisyon ortağı ve onların birleşenleri karşısında başarılı olma şansı bulunmamaktadır.