Şair Raci Uğurlu: Dil ve şiir kendini bulma ve yaşadığı toplumu analiz etme sanatıdır.

 

 

 

BİTLİS- ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ RÖPORTAJ; Şair ve Yazar Raci Uğurlu, Gazeteci Hamza ÖZKAN’nın sorularını yanıtladı.

Söyleşimize sizi tanıyarak başlamak istiyoruz,  Raci Uğur kimdir, neler yapar, nasıl bir hayat görüşünü benimser, evrenle ve insanla nasıl bir ilişki içindedir?

Ben 01.04.1981 tarihinde Bitlis Mutki ilçesi Dere yolu köyünde doğdum. İlkokulu köyde, ortaokulu Mutki’de, liseyi Bitlis Lisesinde okudum.

Çeşitli nedenlerden dolayı Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini ikinci sınıftan terletmek zorunda kaldım. Bütün yaşamım boyunca adalet hukuk ve fikir özgürlüğünün üstünlüğüne inandım. Yaşadığı çevreyi doğayı ve insanı sevmek kendini sevmekle eşdeğerdir.

Bir şair olarak dil sizin için nasıl bir anlam taşıyor ve özelinde şiir sizin için ne ifade ediyor?

Dil bir insanın kimliğidir. Kendini tanıma ve ifade ediş biçimidir. Ayrıca özgürlüğün ve yasam biçiminin en belirgin özelliğidir.

Dil ve şiir kendini bulma ve yaşadığı toplumu analiz etme sanatıdır. Tek basına dil birçok şeyi ifade etmeyebilir. Sanat kültür ve inanç ile bütünleşmesi anlam ve önemini ortaya çıkarıyor, şiir ise insanın yaşanmışlıkları, şahit oldukları, yarım bıraktıkları, derin üzüntü ve özelinde toplumun aynısıdır. Empati kurma ve anlama sanatıdır. Toplumun yasam biçimi refah düzeyi adalet ve hukuk gibi terimlerin şiirin rengini tonunu ve temasını belirler. İnsanın yasadığı toplumdan bağımsız şiir yazması düşünülemez.

Şiir yazmak nasıl bir süreç, hangi aşamalarda geçiyorsunuz?

Bana göre şiir yazmanın mekanı ve zamanı olmaz. Zaten yaşadıklarımız birer şiir konusudur. Gün içerisinde o kadar çok hak ve hukuksuzluklara çaresizliğe, fakirliğe ve ötekileşmeye maruz kalınıyor ki bunların hepsi birer şiir konusu; ayrıca o kadar çok yarım kalmış hikâyeye şahit olduk ki bunların tamamı da birer şiir konusu. Çaresiz bir baba ya da anne mülteci bir çocuk, cezaevindeki birinin hayatı, sevdiğine kavuşamayan birinin özlem ve duyguları hepsi birer hikâye ve şiir konusudur.

Yayınlanan Mavide ki deki Hüzün şiir kitabınızın temaları neler, okuyucuya neler anlatıyorsunuz, kitaplarınız nasıl bir sanat anlayışı ile yazıldı?

Mavideki Hüzün ilk kitabım. Teması sevgi doğa adalet ve toplumun yaşanmışlıklarıdır. Doğanın duygularımız üzerindeki etkisi en derinden görülecektir. Kitabı okurken bazen mülteci bazen cezaevinde bazen adalet sarayı koridorlarında ve Sakarya da sadece Kürtçe konuştuğu için öldürülen babanın yanında kendinizi bulursunuz. Bolca özlem ve çaresizlik aynı anda kullandığım ve okuyanın da kendisini birçok şiir de rahatlıkla bulacağı bir şiir kitabıdır.

Türkiye ve şiir kavramlarını aynı anda kullandığımızda aslında tek bir şiirden bahsedemiyoruz. Bu topraklarda yaşayan pek çok halkın şiirinden de bahsetmek gerekiyor, Türkiye’de şiir hakkında neler söylersiniz?

Mevcut koşullarda Türkiye’de aynı temada bir şiirden söz etmek mümkün değil. Coğrafi olarak ekonomik düzey ve eğitim düzeyi olarak farklı konulu ve temalı şiirler çokça görülür. Türkiye de çok uluslu ve çok kimlikli insanlar olduğundan haliyle farklı temada şiirler ortaya çıkmıştır. Benim de yaşadığım çevre ve coğrafyaya göre bazı şiirlerimin bölge ye coğrafyaya göre öne çıkıyor. Bir şairin yasadığı çevreden bağımsız yazması ve yorumlaması mümkün değildir. Maalesef Türkiye’de ekonomik koşullar eğitim sağlık ve en önemlisi düşünce ve yazmanın önündeki engeller bağımsız şiir yazmayı engellemiştir, bu tür kısıtlamalar aslında bir toplumun sanattan ve kültürden uzak bırakmayı da başarmıştır.

Hep şiirlerinizden söz ettik ama Mavideki Hüzün kitabınız şiir olarak raflardaki yerini aldı. Şiir yazmaya sizi iten ne oldu, şiirin sizdeki yeri nedir?

Şiir yazmayı seviyorum. Ortaokul yıllarımdan itibaren şiir yazıyordum fakat kitap haline getirmek yeni kısmet oldu. Şiir yazmak asılında günün ve gün içesinde yasadıklarımızın özetidir. Şiirin benim için önemi; kırmadan, dökmeden, şiddete başvurmadan, ötekileştirmeden hayata dokunmaktır. Bir hak arama ve ifade ediliş biçimidir. Gerek sevgiden gerekse sevgiliden bahsetmenin ayrıca toplumun beklentisini dile getirmenin en etkili yollarından biridir.

Türkiye’nin geleceğine dair endişeleriniz nelerdir, bu gidişat sizi, sanatı ve özelde de edebiyatı nasıl etkiliyor?

Bir toplumun adalet duygusu, refah düzeyi, sağlık koşulları, eğitim ve güvenlik gibi konuları sanatında da edebiyatında da belirleyicidir. Maalesef günümüz Türkiye’sinde insanlar geleceğe kuşku ile baktığı, inandığı veya güvendiği bir kurumun olmadığı, temel ahlaki ve toplum değer yargılarının zedelendiği görülüyor. Sürekli seçim süreçlerinden geçen bir Türkiye uzun vade de ekonomik güvenlik ve düşünce özgürlüğü gibi konularda sağlıklı siyaset yürütemiyor. Koşullar ve toplum bu durumda iken edebiyat ve sanatın gelişeceğine olun inanç günden güne azalıyor. Ayrıca bütün toplum değer yargılarından bağımsız büyüyen gençlik, çevreye ve doğaya karsı gelişen bilinçsizce kapitalist yaklaşımlar ailelerde biten sevgi ve saygı ülke sorunları ile bütünleştiği vakit sorunların daha da derinleştiği göze çarpıyor. Çözümün eğitimden, eleştiri ve özeleştiriden geçtiği güvenilir bir adalet, tam demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğü gibi temel kavramlardan geçtiği görülecektir.

Ötekilerin Gündemi olarak teşekkür ederiz…

İlgi ve alakalarından dolayı basta Sayın Hamza Özkan’a ve Ötekilerin Gündemi çalışanlarına teşekkür eder, bağımsız ve ilkeli habercilik anlayışlarından dolayı kendilerini tebrik eder, iyi çalışmalar dilerim.

NOT: Şair Raci Uğur iletişim TLF: 05452242794