KHK’lı Necibe Kartal: İhraçlardan sonra insanlarda bir korku kaosu oluştu.

Reklam!

 

 

 

VAN- ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ RÖPORTAJ; 692 sayılı KHK ile ihraç edilen KESK’e bağlı SES Sendika Üyesi Necibe Kartal Gazeteci Arzella Bektaş’ın sorularını yanıtladı…

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz, hayata nasıl bakarsınız, nelere değer verir, neleri önemsersiniz, olmazsa yaşayamam dediğiniz şeyler nelerdir?

İki çocuk annesi, işini uzun yıllar severek yapan, işini sadece para ve zorunluluk olarak görmeyen, mesleğine âşık biriyim. Hümanistim, insani değerleri önemserim. Düşünmek, özgürce düşündüğünü konuşmak insan olmanın gereğidir. Farklılıkları önemserim, emeği ve işimi önemserim.  Kimseye muhtaç olmadan yaşamak olmazsa olmazlarımdandır.

Kanun Hükmünde Kararnamelerle(KHK) yönetilen bir ülke konumuna geldik Yeni Türkiye’de? KHK’lerle önce akademisyenler ihraç edildi ve her yeni kararnameyle birçok kişi işini kaybetti. Sizi ihraç ederken bir neden gösterdiler mi? Yeni Türkiye’nin kabul edemediği hangi eylemi gerçekleştirdiniz?

Gelen kararnamede terör örgütüne yardım, yataklık ve üye olmak ibaresi vardı. Tabi ben halen hangi terör örgütüne üye olduğumu bilmiyorum, bilgilendirilmedik çünkü.

Hızla genişleyen bir ihraç çemberinin içinde bulunca kendinizi nasıl bir haleti ruhiye yaşadınız?

Bir anda emeğin, hayallerin elinden alınıyor. Bu karar sadece seni etkilemiyor, eşin, çocukların ve ailen, yani hepimizin geleceği ipotek altına alınmış oluyor! Tabiî ki bu ruhsal bir çöküntü yaratıyor insanda.

İhraç edildikten sonra neler yaşadınız, hayatınızda neler değişti ve değişen hayata nasıl uyum sağladınız ya da sağlayabildiniz mi?

Ben ve benim gibi binlercesi bu KHK’lerle sistem dışı bırakılmıştık. Bizi tanıyanlar sevgiyle bakıyorlardı ama tanımayanlar potansiyel suçluymuşuz gibi görüyorlardı. Aynı zamanda maddi sıkıntılar yaşıyor, zaruri ihtiyaçlarını bile düşünerek alıyorsun. Öte taraftan biriktirdiğin ne varsa onlarda gidiyor. Yaşadığımız şey insanlık dışı, haksız bir muameledir. Bu hazmedilmesi imkânsız duruma alışmak tabiî ki kolay olmuyor.

İhraç kararına itiraz ettiniz mi, hukuki süreç hakkındaki düşünceleriniz neler, hukuk sisteminden ümitli misiniz?

OHAL Komisyonuna itiraz başvurularımızı yaptık. Beklentim olumsuz çünkü bu komisyonun bağımsız ve objektif olduğuna inanmadığından,  oyalamadan ileri gideceğini düşünmüyorum.

Van’da KHK’yle kaç kişi ihraç edildi, ihraç edilen diğer meslektaşlarınızla iletişiminiz var mı, birbirinize destek oluyor musunuz?

Van’da bildiğim kadarıyla 700 üzeri ihraç var, iletişim kuruyoruz ama maddi anlamda herkes çok sıkıntı yaşıyor. Birbirimize moral verip, ümidimizi yitirmemeye çalışıyoruz çünkü biliyoruz ki ortada bir suç ve suçlu yok!

İhraç edildikten sonra maddi sıkıntıları nasıl aştınız, iş bulabildiniz mi, şuanda çalışabiliyor musunuz?

Yılların emeği ile kazandığımla parayla geçinmeye çalışıyorum. İş bulamadım çünkü başvurduğum yerler kibarca yüzüme kapılarını kapadılar. Onlarda kaygı ve korku yaşıyorlar.

KHK’lerle ihraç edilen arkadaşlarınıza alternatif bir yaşam için neler önerirsiniz, yeni bir hayata nasıl başlayabilirler?

KHK’yle ihraç olan arkadaşlara, umutlarını her şeye rağmen yitirmemeleri gerektiğini ve bir gün mağduriyetimizin çözüleceğini söylemek isterim ama bazen bunu kendime bile söylerken çok inandırıcı olamıyorum doğrusu. Ortada suç ya da suçlu olmadığını düşünüyorum. Bu sistemli ve planlı bir proje olduğundan bir gün bu oyunun bozulacağını ve işimizi, onurumuzu, emeğimizin hakkını geri alacağımızı düşünüyorum.

Kültürel, sanatsal faaliyetlerle ilgili düşünceleriniz nelerdir, bu alanlarda çalışmalarınız var mı veya bu alanlarda çalışmayı düşünüyor musunuz, ihraç edilen kişiler bu çalışmalara entegre olabilecekleri olanaklara sahipler mi?

Kültürel ve sanatsal anlamda faaliyetler terapi; travmaların iyileşmesine yardımcı oluyor. Bu alanda çalışmalarımız yok gibi. Bu alanda çalışmak isterim tabiî ki ama imkânlarımız yok.

İhraç edildikten sonra yaşadığınız zor günlerde yeterince desteklendiğinizi düşünüyor musunuz, kimler sizin yanınızdaydı bu süreçte?

İhraçlardan sonra insanlarda bir korku kaosu oluştu. Birçok insan aramaya, sormaya korktular, onlar da işsiz kalabilirler çünkü işsiz kalmak biranda nefessiz kalmak gibi bir şey! İşverenler bizi kibarca reddettiler. Bu süreçte bağlı bulunduğum sendika, daha önce ihraç olan arkadaşlar ve ailelerimiz yanımızda oldu. Tabi ki onların da yapabilecekleri sınırlı!

İhraç edilen insanlarımız için neler yapılabilir, nasıl desteklenebilirler, bu konuda neler söylersiniz?

İnsanın bir anda emeğinin elinden alınıp, işsiz bırakılması nefes alamamak gibi bir duygu. Evine, çocuklarına ekmek götürememesi çok zor. Bu insanlar çaresizliği dibe vurarak öğrendiler. İntiharlar, iş kazaları, kanserler,  kısacası psikolojik ve fizyolojik hastalıklar yaşandı. İhraç olan insanlara kurslar, eğitim ve iş yapabilecekleri imkânlar sağlanmalık. Psikoterapi konusunda desteklenmeli, kültürel etkinliklerde görevlendirilmeliler. Bizi sistem dışı bırakan bu zihniyete karşı toplumsal, siyasal ve hukuksal bir yapı oluşturulmalı. Artık kimse güvencede değil, bizim yaşadığımız sorunları herkes yaşayabilir.

Nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz kendiniz ve demokrasi, eşit bir yaşam, barış ve coğrafyamız adına?

Bunca yaşanan zorluklara rağmen yine de direngen bir anlayışla barış ve demokrasinin geleceği günleri hayal ediyorum. İşimizi ve emeğimizi elimizden alabilirler ama hayallerimize dokunamazlar, onlar özgürdür. Ülkemi de, yaşadığım coğrafyayı da çok seviyorum. Onları kimse bize tepside sunmadı. Bizde bu ülkeyi çok sesli, çok dilli ve eşit yaşam koşulları altında çocuklarımıza emanet etmeyi umuyoruz. Özgür yarınlar dileğiyle bu soruları hazırlayan ötekilerin gündemine teşekkür ediyorum.

Ötekilerin Gündemi olarak teşekkür ederiz.