sadrettin kaya yazdı: açlık grevlerinin ardından

Reklam!

 

 

 

AÇLIK GREVLERİNİN ARDINDAN

Açlık grevleri sivil itaatsizlik eylemleri olup aynı zamanda barışçıl,demokratik eylem tarzlarıdır.Sonuçları ve gelişim aşamaları  ciddi toplumsal kesimleri etkilemesine rağmen bireylerin kendi vücutları üzerinde tasarruf yaptıkları eylem/direniş şeklindedir.Bu eylemlerde direnmek için çok fazla alternatif eylem yöntemleri olmayan ama aynı zamanda kararlaşması ve uygulanması ciddi iradiye ihtiyaç olan eylemlerdendir.

Dünya üzerindeki ilk açlık grevinin Nerva’nın yaptığı kabul edilir.Nerva, Roma döneminde Hıristiyanlara yapılan baskıya bir tepki olarak, açlık grevine başvurmuştur.

                                               ***

İrlanda mücadelesinde  açlık grevi direnişleri önemli yer tutmaktadır.Obby Sands de dahil olmak üzere 10 kişinin öldüğü 1980/1981 açlık grevleri, siyasi bir silah olarak açlık grevlerinin en meşhur kullanım örneğidir.Bunu takip eden dönemsel açlık grevi/ölüm orucu eylemleri yapılmıştır.

****

Türkiye’de bilinen, ses getirmiş ilk açlık grevi Nazım Hikmet’in 1950’de başlattığı açlık grevidir.Bunu takip eden taihsel süreçlerde çeşitli zaman dilimlerinde açlık grevleri yapılmıştır.

   1982 yılının Temmuz ayında Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan baskı ve şiddet ile insanlık dışı uygulamalara karşı ortaya konulan ölüm orucu eylemi etkilediği toplumsal kesimler ve ortaya çıkardığı sonuçlar bakımından ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.Çünkü bu eylem bir halkın mücadelesinin yeni aşamaya geçmesinde belirleyici olmuş.12 Eylül askeri cuntasının cezaevlerindeki  yenilgisinin hazırlayıcısı olmuştur.

 

***

Güven, “Tecride karşı sessiz kalınarak çözümsüzlüğü bizler de derinleştiriyoruz.Toplumsal barışın sağlanması konusunda kaybedecek zamanımız kalmadı. Sayın Öcalan üzerindeki sadece bir kişiye değil, bir halka uygulanıyor. Tecrit bir insanlık suçudur.” diyerek 8 Kasım 2018 de açlık grevine başlamıştı.

   Bu eylemden sonra giderek kitselleşen katılımlar yaşandı.Bu eylemler bir boyutunda devletin kendi yasalarını uygulanmasını  talep ettiğinden ayrıca farklılık ortaya koymaktaydı.Bu eylem süreci aynı zamanda demokratik toplumsal muhalefetin rolünü oynamamasına bir tepki boyutunuda bağrında barındırıyordu.

Bu eyelemdeki talep aynı zamanda Türkiye ‘de demokrasi,barış ve  özgürlüklerin geliştirlmesini kapsamaktaydı.

Ancak toplumun yaşamsal ihtiyaç hisettiği talepler olmasına rağmen aydınlar,demokrasi çevreleri sorunu sahiplenmede ve sonuç almak için ortaya koydukları pratikler yetersiz ve  ürkek kalmıştır.

Beyaz tülbentli annelerin öncülük ettiği direniş çizgisi bir çoğumuzu aynı zamanda vicdani muhasebe yapmaya zorlamış bunun yanında  kadınların zor koşullarda toplumsal mücadelede öncülük yapma rolünü bir kez daha göstermiş.Nasıl kazanılacağını ortaya koymuştur.

Açlık grevleri süresince yaşanan yetmez ürkek yalaşımlar 8 canın hayattan kopmasına neden olmuştur.

Bunların bir daha yaşanmaması için ortaya çıkan sonuçtan demokratik siyasetein aydınları,vicdani sahibi herkesin bir daha düşünme zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.Bu süreç bütün demokrasi güçlerine g(ö)rev rolü ve misyonu yüklemiştir.

Sayın Öcalanın mesajında ilettiği “Toplumsal uzlaşı, demokratik siyaset, demokratik müzakere ve onurlu barış” konularının tartışılmasının Türkiye’nin temel ihtiyacı olduğunu ve  bu maddelerin Türkiye siyasetinin temel değerleri haline gelmesi açısından herkesimin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirme hasasiyetiyle yaklaşırsa aynı zamanda temel sorunlarının  çözülmesi için ön açıcı olunur.

Öcalan’ın mesajlarının tüm demokrasi güçlerine, Türkiye’nin her yelpazesindeki siyasi yapılara ve devletebir mesaj  olmuştur.

            Bu ülkede tecridin tekrar kurumsallaşmaması,demokrasinin ve özgürlüklerin hayata geçmesi,toplumsal uzlaşı ve barış için vicdan sahibi herkes g(ö)rev alma sorumluluğuyla karşı karşıya kalmıştır.