Demirtaş: Karadenizliler ve Kürtler buluşmalı

Reklam!

 

 

 

İSTANBUL-ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ; CHP İstanbul İnsan Hakları Komisyonu cezaevlerine ziyaretler gerçekleştiriyor. Edirne, Kandıra, Silivri duraklar arasındaydı.

ARTI GERÇEK–Fatma Yörür’ün haberine göre; CHP İstanbul İl İnsan Hakları Komisyonu cezaevlerini ziyaret ediyor. Osman Kavala’dan Gülten Kışanak’a geniş yelpazedeki görüşmeleri Avukat Aysemin Gülmez Artı Gerçek’le paylaştı.

Siyasetçiler, gazeteciler, insan hakları savunucuları cezaevlerinde. Avukatlar CHP İstanbul İl İnsan Hakları Komisyonu adına onları ziyaret ederek partiye bir rapor hazırlıyor. Rapor öncesi gözlemlerini paylaşan Avukat Gülmez:

“Biz yaklaşık bir buçuk aydır 14 tutuklu ve hükümlü ile görüştük. Demirtaş, Kavala, Kışanak ve Cumhuriyet eski çalışanları bunlardan bazıları. Hepsinin moral ve psikolojisi iyi ama cezaevi koşulları ağır.” dedi.

“Bir adam öldürürsünüz, adamı öldürdüğünüzü bilirsiniz, kendinizi savunursunuz ama suçlu olduğunuzu bilmek başka bir şey. Çünkü kendilerinin suçlu olmadıklarını siyasi tutsak olduklarını düşündükleri için psikolojik olarak çok iyiler.”

Her bir görüşmeyi tek tek sorduk.

Osman Kavala dosyası hakkında “Kavala da orada olmaması gerektiğini, özgür olması gerektiğini çok iyi biliyor. Ancak kendisinin bir siyasi tutsak olduğunu düşünüyor. Umutlarını paylaştı. Seçimlerle birlikte başka bir hava doğduğunu belirtti.”

DEMİRTAŞ: ÜLKENİN FARKLI KESİMLERİ BİRARAYA GELMELİ

Görüşmenin Edirne ayağında Selahattin Demirtaş’tan önümüzdeki dönem siyasetine dair öneriler yer aldı. Demirtaş kutuplaşmayı yıkmanın önemine değindi.

“Demirtaş’ın morali inanılmaz yüksekti. Hiç cezaevine girmemiş gibi. Önerileri vardı. Trabzonlularla Diyarbakırlıların bir araya gelmesini istediğini beyan etti. Örnek, Karadenizlilerle Doğuluların, Türklerle Kürtlerin, “Birbirlerinin taziyelerine, düğünlerine gitsinler” dedi. Halkların birbirlerini anlaması gerektiği, empati gerektiğini belirtti. Demirtaş bunun somutlaşması gerektiğine inanıyor. Bu paylaşımlar önemliydi.”

“Sırrı Sürreya ve Gülten Kışanak onlar bir senaryo üzerinde çalışmalar yapıyorlar. Bunu da ilerleyen günlerde göreceğiz hep beraber.”

Cezaevleri arasında farklar olup olmadığını sorduk.

‘SİLİVRİ’DE KOŞULLAR KANDIRA’DAN DAHA KÖTÜ’

“Kandıradakiler çok daha rahatlar. Silivri’de büyük rahatsızlıklar var. Başta koşullar ve gardiyan tutumları var. Örneklemek gerekirse Kavala, ‘Osman’ diye çağırılmaktan büyük rahatsızlığını paylaştı. “Bana ‘Kavala’ diyebilirler ama ‘Osman’ diye çağırmalarından çok rahatsızım” dedi.

‘ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER GARDİYAN OLMUŞ’

“Kandıradakiler ise kendilerinden ziyade gardiyanlara üzülüyorlar. Cumhuriyet gazetesi hükümlülerinden Emre İper gardiyanların birçoğunun atanamayan öğretmenlerden oluştuğunu, onlara çok üzüldüğünü, beyan etti.

Tutuklu ve hükümlüler yemeklerden çok şikayetçiler. Kendileri için şikayetçi değiller ama diğer tutuklu ve hükümlüler için şikayetçiler. Yemeklerin çok yağlı olmasından, protein eksikliklerinden şikayetçiler. Tutuklular kantinden beslenirken ekonomik durumu kötü olanlarsa bunu da yapamıyor. Bu nedenle kendilerinden ziyade gardiyanlara ve diğer tutuklulara üzülüyorlar.”

KIŞANAK:  HADİ BAŞKAN SUÇLUYSA MECLİS NEREDE?

Gülmez, Kışanak görüşmesine ayrıca önem veriyor: “Gülten Kışanak biliyorsunuz bir dönem Diyarbakır’da Belediye Başkanlığı yaptı. Kayyumlarla birlikte aslında seçim sonuçlarının siyasi iktidarla ortadan kaldırıldığını beyan etti. Artık seçilmişler Van, Diyarbakır ve Mardin’de yoklar. Encümenle birlikte Vali’nin yöneteceği beyan ediliyor. Ama encümende normal şartlarda seçilmiş sayısının bir fazlası olması gerekiyor. Van’da tamamen meclis fesh edilmiş durumda. Bu anlamda Van’da kesinlikle seçilmişlerin iradesi yok artık. Diyarbakır ve Van’da ise kayyumun belediye meclisini toplaması gerekiyor. Henüz toplamadı. Biz de bekliyoruz. Seçimlerin sonuçları fiilen ortadan kaldırıldı.”

Gülmez, Kışanak’ın “Madem belediye başkanları suçlu, meclisler ve oy verenler neden cezalandırılıyor? Sorusunu paylaştı. Tüm baroları göreve çağırdı.”

Avukat Gülmez, kişisel hikayelerde yaratılan tabloya örnekler verdi.

“HDP milletvekillerinden Burcu Hanım var. Onun küçük bir kızı var. Annesinin yanından ayrılırken merdivenlere oturup ‘Artık annemi almadan buradan gitmeyeceğim.’ demiş. Bu çok üzücü.”

CHP Genel Başkanı baş danışmanı Fatih Gürsu de tutuklular arasında, 3 yaşındaki kızının cezaevine geldiğinde kendisini tanıyamadığını söyledi.

Emre İper’in cezaevindeyken kayınvalidesini kaybettiğini, eşinin başını yaslayacak bir yer bulamadığını ifade etti.”

CUMHURYET GAZETESİ ESKİ ÇALIŞANLARI: KOĞUŞ GİRİŞİNDE ‘SAĞ TERÖR’ YAZIYOR

Cumhuriyet gazetesi tutukluları ile de görüşüldü.

“Gerçekten keyifleri çok iyi moralleri çok yüksek. ‘Bizim koğuşumuzun girişinde ‘SAĞ TERÖR’ yazıyor ve biz bundan çok şikayetçiyiz, çok rahatsızız’ dediler. Terör yazmasının çok üzücü ama sağ yazmasının da daha üzücü olduğunu beyan ettiler. 40 yıllık solculardan sağcı çıkarılmış.”

Gazeteciler “Önemli olan hapis yatmak değil beraat etmek” diyorlar.

Avukat Gülmez, bu kişilerin cezaevleri genel yapısını, kültürel olarak genişlettiği görüşünü paylaştı. “Yeni adli yıldan adil bir yargılanma bekliyorlar.” Dedi.

‘GAZETE TÜM KURUMLARIN GÜVENLİĞİNE TEHDİT’

“Yeni Yaşam gazetesinin cezaevine girememesi durumu var. HDP tutukluları bu gazeteyi istiyorlar ve her defasında cezaevi müdürlüğünden şöyle bir yazı geliyor. “Gazetenin incelenmesi sonucunda kurum güvenliğinİ hatta tüm kurumların güvenliğini tehlikeye düşüreceği görüldüğü ve gazetenin verilmemesine karar verildiği” yazıyor.

Bir gazetenin cezaevine girmesi kurumların güvenliğini nasıl tehlikeye düşürebilir. Bunu ne biz ne tutuklular anlayamadılar.”