Hasankeyf’ten yeni uydu görüntüleri

Reklam!

 

 

BATMAN-ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ; Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, antik kentte duruma dair yeni uydu görüntülerini paylaştı. Uydu görüntüleri, Ilısu Barajının su tutmaya devam ettiğini gösteriyor.

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, Ilısu Barajı projesi kapsamında su altında kalacak olan Hasankeyf ile ilgili 7 Eylül tarihli uydu görüntülerini paylaştı.

Twitter üzerinden görüntüleri paylaşan girişim, “Uydu görüntüleri Ilısu Barajı su tutmaya devam ettiğini gösteriyor. Endemik birçok tür ve soyu tükenme riski altındaki birçok canlı yok oluyor. Baraj göleti bu hızla büyümeye devam ederse Hasankeyf ve tüm Dicle Vadisi kısa bir sürede sular altında kalacak” dedi.

Hasankeyf’i Yașatma Girişimi@hasankeyfdicle

7.9.19 tarihli uydu görüntüleri Ilısu Barajı su tutmaya devam ettiğini gösteriyor. Endemik birçok tür ve soyu tükenme riski altındaki birçok canlı yok oluyor. Baraj göleti bu hızla büyümeye devam ederse Hasankeyf ve tüm Dicle Vadisi kısa bir sürede sular altında kalacak…

Resmi Twitter'da görüntüleResmi Twitter'da görüntüleResmi Twitter'da görüntüleResmi Twitter'da görüntüle
Hasankeyf’i Yașatma Girişimi adlı kişinin diğer Tweetlerini gör

100 bin insan zorla yerinden edilecek

Hasankeyf Koordinasyonu, 3 Eylül’de “Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santralı Projesi Eleştiri Raporu”nu açıklamıştı.

Rapora göre su altında kalacak bölgede şunlar olacak:

  • Ilısu Projesi kaplaması planlanan coğrafya itibariyle öylesine devasa bir projedir ki, gerçekleşmesi durumunda Batman, Siirt, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak illerinde toplam 199 köy ve Hasankeyf ilçesini tamamen veya kısmen su altında bırakacaktır. DSİ’nin rakamlarına göre ise 199 köyden 85’inin tamamen su altında kalması söz konusu. 200 yerleşim yerinde 55 bin kadar insan evini ve/veya topraklarını kaybedecek, bunlardan 15 bininin göç etmesi gerekecektir.
  • Kentlere göç olursa göç edenleri çok sayıda sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunlar bekleyecek. Kırsal alanda üretici konumda olanlar şimdi kentlerde tüketici konuma düşecekler.
  • Şehirlere gelenler genelde çiftçi oldukları için bu mesleki konumlarından dolayı iş bulamayacaklar, bulurlarsa da en düşük gelirli ağır işlerde çalışacaklar.
  • Kente gelişin en büyük faturasını kadınlar ödeyecek. Kırsal alanda kadın üretimde yer alırken bu durum kentte ortadan kalkacak. Kenti tanımayan kadınların dört duvar arasına kapanma ihtimali çok yüksek.
  • Ilısu Barajı’nın planlandığı Yukarı Dicle Vadisi uygarlık tarihi açısından son derece önemlidir. Yukarı Mezopotamya olarak bilinen bu bölge son yılların kazı ve araştırmalarına göre, insanlık tarihinde ilk yerleşim yerlerinin oluştuğu coğrafyanın önemli bir parçasıdır. Başka deyimle neolitik devrimin geliştiği “Verimli Hilal”in kritik bir alanıdır.
  • Bugüne kadar Ilısu bölgesinde sadece 20 sit alanında kazı yapıldı; yani arkeolojik sit alanların ezici çoğu araştırılmadan gölün altında kalacak ve tahribata uğrayacak. Eğer Ilısu baraj gölü doldurulursa, tahmin edemediğimiz ve/veya hiç bilmediğimiz arkeolojik veriler, buluntular, sitler gün ışığına çıkarılmadan tahribata uğrayıp kaybolacaktır.
  • Ilısu Projesi faaliyete geçerse doğaya vereceği zararlar büyük bir coğrafyada çok ciddi boyutta olacaktır. Ilısu Projesi’nin oluşturacağı 313 kilometrekare büyüklüğündeki baraj gölü ile 136 km’si Dicle Nehri’nin kendisi olmak üzere 400 km boyunca akarsu suni bir göle çevrilecektir.
  • Dicle Üniversitesi’nin yaptığı çalışmalara göre Diyarbakır ve Batman illeri kısmındaki Dicle Nehri’nde balık türü sayısı 40’ken, tahminen üç-beşe düşmesi beklenmekte.
  • Yine çok önemli bir sorun ve tehlike, oluşması planlanan baraj gölünün su kalitesinde beklenen düşüş. Ötrofikasyon adı verilen bu durum, biyolojik ve kimyasal maddeler nedeniyle atık sularda oksijenin azalmasıyla baraj gölündeki canlıların yok olması.
  • Ilısu Barajı’nın diğer birçok baraj gibi en önemli sorunlarından biri, ekonomik ömrünün en fazla 50-60 yıl olması. 50 yıllık enerji için 12 bin yıllık tarih, milyonlarca yıl içinde oluşan Dicle Nehri yok edilir mi?

Hasankeyf’in önemi

20’den fazla medeniyetin izlerini taşıyan Hasankeyf, Dicle Nehri’nin kıyısına kurulu.

Hasankeyf, Avrupa’daki en önemli mimari ve arkeolojik sitlerden biri. 12,000 yıllık bir tarihin izlerini taşıdığı gibi, zengin bir biyolojik çeşitlilik de sergiliyor.

İslam mimarisinin M.S. 12 ila 15’inci yüzyıllara ait bazı baş yapıtlarına sahip olan Hasankeyf, özellikle Artuklu ve Eyyubi dönemleri olmak üzere, Selçuklu şehir kültürünün en iyi korunmuş tanıkları arasında yer alıyor.

Büyük bir kültür mirasına sahip küçük bir şehir olan Hasankeyf, yılda 500.000 civarında ziyaretçi çekmekte ve bu sayının artması bekleniyor.

Hasankeyf’in tarih, mimari ve arkeoloji bakımından bölge için arz ettiği önemden dolayı, kamuoyunda da şehrin korunması yönünde güçlü bir destek var.

Hasankeyf, 1978 yılında Türkiye’nin Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edildi, 1981 yılından beri ise Kültür Bakanlığı, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün koruması altında.

Hasankeyf’i tehdit eden en yakın tehlike, Ilısu Barajı hidroelektrik santralidir.

Santralin tamamlanması planlanmış bulunmaktadır ve bu gerçekleştiği takdirde, 2018 yılına varmadan, bu sit alanı 65 m suyun altında kalacak.


Hasankeyf için 14 Eylül’de küresel eylem: Bir şey yap, çiz, söyle

Hasankeyf Koordinasyonu: 100 bin insan zorla yerinden edilecek