Sozda Oremar JINNEWS’e yazdı: Gözlerde parıldayan umut dolu yarınlar!

Reklam!

 

 

 

Neden bu çocuklar cennetlerinden zorla çıkarıldı? Neden hayalleri çalındı? Büyüyünce sormazlar mı ‘Hani en büyük yaramız dizimizdeki yara olacaktı?’ diye. Yaraları derinde hem de en derinde ama umutları hala gözlerinde. Bir gün mutlaka dönecekler cennetlerine.”

Sozda Oremar
Umut nedir? Siz bu sorunun cevabını arayadurun. Umut Efrînliler için “Veger (dönüş) Kampı”nda beklemektir. “Veger” yani Dönüş Kampı’nda kalan ailelerin gözlerinde acıyı, hüznü, öfkeyi ve mutluluğu iç içe görmek mümkün. Aileleri burada tutan en büyük neden ise Efrîn’e bir gün tekrar dönebilme umudu. Evet Efrîn onlar için umut ve yaşama sebebi.
Peki kim niye bu insanları topraklarından etti? Neden çocukların hayalleri çalındı? Kadınlar neden çok sevdikleri ve bağlı oldukları, elleri ile yaşam verdikleri topraklarından uzaklaştırıldı?
Hani derler ya “Her ot kendi toprağında yeşerir” diye. Bu çocuklar ki zeytin, kiraz, armut, elma ve erik ağaçlarının altında gözlerini açtılar. Onların cenneti Efrîn idi. Şimdi kuru bir çölde umutla dönüşü beklemek nasıl bir duygu bunu kimler hissedebilir ve anlayabilir? “Veger Kampı”na her gidişimde ve o çocukları her gördüğümde hep aynı duyguyu yaşıyorum. Neden bu çocuklar cennetlerinden zorla çıkarıldı? Bu çocuklar büyüyünce sormazlar mı “Hani en büyük yaramız dizimizdeki yara olacaktı? Neden bizi katlettiniz, hayallerimizi bombalarla yerle bir etiniz?” diye. Kim hangi cesaretle, sözle bu çocukların sorularını yanıtlayacak? Kimse bu sorulara cevap veremeyecek. Çünkü çocukların kanıyla beslenen sistemler ve iktidarlar o acıyı asla hissetmezler.
Kimse bilmez ki çocukluğu olmayanın gençliği de olmaz diye. Çocukların hayalini çalanlar bir de dönüp kendilerini yargılasınlar. Ne kadar insan olduklarını ölçseler görecekler ki insanlık adına hiçbir şeyleri yok. Bu yüzden çocukların hayallerini çalıp onun üzerinden kendini yaşatan bütün sistemler yıkılsın, çocukların hayalleri değil onlar yerle bir olsunlar istiyorum.
Kuşkusuz kuru çöllerde cennetlerine dönmenin umudu ile yaşayan Efrînli çocukların hayallerini çalanlar tarihin sayfalarında “çocuk katilleri” olarak yer alacaklardır. Ve bir gün mutlaka insanlığa bunun hesabını vereceklerdir. Zaten kanla beslenen iktidar, diktatör ve hükümdarların sonları her zaman tekerrür etmemiş ve benzeşmemiş midir?
“Veger Kampı”ndan Efrîn’e gitmeyi bekleyen çocuklar; umutla, heyecanla yaşıyorlar ve saf, temiz duyguları ile şunu diyorlar: “Efrînimizi yakıyorlar ama toprağımızı yakamazlar. Biz yine eskisi gibi her yerde ağaç dikip çiçek ekeceğiz.” Onlar minik elleri ile ağaç dikeceklerine dair umutlarını işgalcilerin yüzüne tükürüyor. Onların bu umudunu gördükçe bende de inanç daha büyüyor ve içimden “Efrînli çocuklar çalınan hayallerini bir gün mutlaka ama mutlaka yaşayacaklardır” diyorum.
Bu coğrafyada çocukların yaraları sadece dizlerindeki yaralar tek değil. Kardeşlerinin, anne ve babalarının, arkadaşlarının parçalanmış bedenlerini gördüler, göç ettirildiler, aç ve susuz kaldılar, kalacak yer bulamadılar, soğuk çadırlarda gecelerce sabahladılar. Efrînli çocukların yaraları derinde hem de en derinde. Ama umutları ise gözlerinde. Bir gün mutlaka dönecekler cennetleri olan Efrîn’e. Çünkü tarihi zalimler değil mazlumlar yazar…