HDP Kadın Meclisi “Kadınlar için Adalet” kampanyasının startını verdi

HDP Kadın Meclisi; Halk iradesine atanan kayyımlar, kentlerimizi erkekleştirmekle kalmayıp, kadına yönelik şiddetle mücadele merkezlerimizi, kadın sığınma evlerimizi kapatarak kadınların başvuracağı mekanizmaları yok etmek istemiştir. İşte tam da bu yüzden kayyımcı rejime karşı ‘Eşbaşkanlık sistemini savunan kadınlar için adalet’ diyoruz!

Toplumsal Cinsiyet 10.02.2021, 17:47
23
HDP Kadın Meclisi “Kadınlar için Adalet” kampanyasının startını verdi

ANKARA - HDP Kadın Meclisi “Kadınlar için Adalet” kampanyasının startını polis ablukası ve engellemelere rağmen verdi. Çok sayıda HDP’li kadının katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Ayşe Acar Başaran, “Adaletsizliklere karşı isyanımızı haykırarak örgütlü direnişimize dönüştürelim. Bu erkek egemen sistemi kadın iradesi ve dayanışmasıyla biz değiştireceğiz. Biz kazanacağız!” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi “Kadınlar için Adalet” kampanyasının startını vermek için HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP’li kadın vekiller ve HDP’li kadınların katılımıyla Kuğulu Park’ta bir araya geldi. Ancak Kuğulu Park’ta saatler öncesinden başlayan polis ablukası ile pandemi gerekçe gösterilerek kadınların açıklama yapmasına izin verilmedi.

Basının da görüntü almasına izin vermeyen polis, vekillerle gerçekleştirdiği görüşme sonucunda yalnızca vekillerin açıklama yapmasına izin verdi.  Burada kısa bir açıklamada bulunan Ayşe Acar Başaran polis ablukasının kadınlara engel olamayacağını vurguladı.

‘Meclis’te de olacağız, sokakta da’

Ayşe şunları söyledi: “Biz HDP Kadın Meclisi ve bileşenlerimizle beraber bugün ülkenin içinde bulunduğu adaletsizliğe karşı kadın kampanyamızın startını vermek ve ‘Kadınlar için Adalet’ demek için burada toplandık. Bu ülkede adalet mumla aranmaya başladı. Pandemi koşulları gerekçesiyle açıklamamız engellenirken, bir taraftan da saatlerdir sağlıksız koşullar altında bekletiliyoruz. AKP ve MHP yıllardır ama özelde son 5 yıldır toplumu nefessiz bırakmak istiyor ve en çok etkilenenler maalesef kadınlar. Kadınlar yaşamın her alanından izole edilirken, katledilirken burada gördüğünüz abluka yok, güvenlik yok ama kadınların adalet çığlığı ablukaya boyun eğmiyor. Meclis’ten sadece bir kaç metre uzaktayız. Biz Meclis’in 3’üncü büyük partisiyiz ama bize sayı hesabı yapılıyor. Bunu başaramayacağınızı bir kez daha söylüyoruz. Toplum buna biat etmiyor. Kadınlar politikalarınıza diz çökmüyor. Bunun en yakın örneği cezaevinde bulunan Leyla Güven, Ayşe Gökkan, Figen Yüksekdağ, Gülten Kışanak arkadaşlarımız. Onlarca, yüzlerce arkadaşımız kadın çalışması yürüttüğü için rehin alındı. Büyük engelleme çalışmalarına, saldırılara ve ablukalara rağmen Meclis’i, sokağı terk etmiyoruz. Herkes için adalet demekten vazgeçmeyeceğiz. Bunu engellemeye çalışıyorsanız tarihe bakın. Bu bir güç gösterisi değil. AKP MHP’nin elinde kalan tek şey zor aygıtıdır. Topluma bir vaadi kalmadı. Zor aygıtıyla ayakta kalmaya çalışıyorsunuz ama kadınlara zor işlemez, saldırı işlemez. Birazdan partimizde kampanyamızın startını vereceğiz. Meclis’te de olacağız, sokakta da olacağız.”

Açıklamasını alkış ve “Kadın yaşam özgürlük”, “Jin jiyan azadî” sloganları eşliğinde sonlandıran Ayşe ve HDP’liler, HDP Genel Merkezi’ne doğru ilerledi.

Kadınlar Büklüm Caddesi’nde buluştu

Büklüm Caddesi’nde bulunan HDP Genel Merkezi’nin önünde toplanan çok sayıda HDP’li kadın, üzerinde “Kadınlar için adalet” yazılı yelekler giydi ve maskeler taktı. Yanı sıra kadınlar “Kadınlar için adalet”, “Ji bo Jina Edalet”, “Yoksulluğa mahkum edilen kadınlar için adalet”, “Yaşamı ve doğayı savunan kadınlar için adalet”, “Emek sömürüsüne son kadınlar için adalet”  yazılı lolipoplar taşıdı. Kürtçe ve Türkçe “Erkek adalet değil kadınlar için gerçek adalet” yazılı dev pankart açan kadınlar “Jin jiyan azadî”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Kadın yaşam özgürlük” sloganları attı.

Parti binası önünde bir araya gelen kadınlar mor kurdeleli zincir oluşturdu. Ardından Ayşe Acar Başaran, “Kadınlar için adalet” kampanyasının startını vermek üzere açıklamada bulundu.  

‘Faşizm kurumsallaşıyor’

Yaşanan adaletsizliklere karşı partilerinin 8 Şubat’ta “Herkes için adalet” kampanyasının startını verdiğini hatırlatan Ayşe, bu kampanya kapsamında HDP Kadın Meclisi olarak bileşen kadın yapılarıyla birlikte cinsiyetçi, militarist, kadın düşmanı politikalara karşı “Kadınlar için adalet” dediklerini ifade etti.

Toplumun dinamik ve direnen kesimi olan kadınların düşmanca saldırılarla susturulmak istendiğine işaret eden Ayşe, “Adalet terazisinde konu kadınlar olunca her türlü tahakkümcü uygulamaları kefeye koymaktan geri durmamaktadır. Şiddet ve kaostan beslenen AKP-MHP erkek iktidarının, içeride ve dışarıda yürüttüğü savaş politikaları, bugün başta kadınlar olmak üzere toplumun her kesimini tecrit ve adaletsizlikle karşı karşıya bırakmaktadır. İktidarını, kendinden olmayanları yok sayarak tekçilik üzerinden inşa eden AKP; yaşadığı siyasi krizden çıkmanın yollarını, başta kadınlar olmak üzere muhalif kesimleri susturmaya çalışarak, baskı ve zulüm aygıtlarını en ağır şekilde kullanarak bulmaktadır. Faşizmin kurumsallaştığı, ülkenin adeta açık bir cezaevine çevrildiği, yürütülen savaş politikaları ile toplumun bir bütünen tecrit altına alınmak istendiği bir süreç yaşanmaktadır” dedi.

‘Tecrit bir insanlık suçudur’

Ayşe devamında, “İşte tam da tüm topluma dayatılan tecride ve adaletsizliğe karşı bugün en büyük tepki cezaevlerinden gelmektedir. Cezaevlerindeki siyasi tutsaklar başta Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış mutlak tecridin kalkması ve cezaevlerinde işkence boyutuna varan hak ihlallerinin son bulması için başlatılan açlık grevinin 75’inci günündedir. Bilinmelidir ki tecrit bir insanlık suçudur, adaletsizliğin ta kendisidir. Tecrit bugün savaşın, kadına yönelik şiddetin, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin adı olmuştur. Şüphesiz ki bu tecrit ve adaletsizliği en çok hisseden kesimlerden biri de kadınlardır. Erkek iktidar, kadınları yaşam alanlarından çıkararak, evleri hapishaneye çevirerek demokratik siyaset haklarından men ederek kadınların özgürlük, adalet ve eşitlik sözünü tecrit etmek istemektedir” sözlerine yer verdi.

Ayşe sözlerini şöyle sürdürdü:

“*Siyasi kadın tutsaklar için adalet

Erkek siyaset karşısında toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan ve bunun mücadelesini veren kadınlar AKP-MHP ittifakının hedefi haline gelmektedir. Kadın seçilmişlerimiz demokratik siyaset yürüttükleri,  kadın özgürlük mücadelesi verdikleri, çıktıkları mahkemelerde yargılanan değil, yargılayan oldukları için rehin tutulmaktadır.  

‘Bizi rehin tutanların tarihteki hükümleri bir mahkeme tutanağı kadar bile olmayacak’ diyen Figen Yüksekdağ, ‘Ben kaçmak istesem sizin ruhunuz duymazdı’ diyen Leyla Güven, ‘Sizin devletinize tapmak zorunda değilim’ diyen Ayşe Gökkan, 12 Eylül darbecilerine diz çökmeyen Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Aysel Tuğluk, Şevin Alaca ve adlarını sayamadığımız tüm seçilmişlerimiz için; erkek egemenliğine karşı eşitlik, özgürlük, adalet mücadelesi yürüttüğü için tutuklanan, ‘SİYASİ KADIN TUTSAKLAR İÇİN ADALET’ diyoruz! Çıplak aramaya maruz kalan, birincil ihtiyaçlarına dahi ulaşamayan, çocukları ile birlikte cezaevinde kalmak zorunda bırakılan, cezaları bittiği halde tahliye edilmeyen, keyfi disiplin cezalarıyla infazları yakılan, insanlık dışı koşullarda yaşamaya zorlanan tüm KADIN TUTSAKLAR İÇİN ADALET diyoruz.

* Kadın kırımına son kadınlar için adalet

Erkek egemenliği yıllardır kadınları yok sayarak, iradesini tanımayarak yaşamın her alanından soyutlamak istemektedir. Bu zihniyetin taşıyıcısı olan iktidar, kadına yönelik şiddeti meşrulaştıracak ortama her türlü zemini hazırlamaktadır. Nitekim bu ülkede her gün en az 3 kadın, erkekler tarafından katledilmektedir. Kadın katliamları adeta bir kadın kırımı haline gelmektedir. Ve bu veri bir savaş tablosunu çağrıştırmaktadır. Keza AKP iktidarı döneminde en az 7 bin 600 kadın katledilirken, binlercesi şiddetin her türlüsüne maruz kalırken kadınlar, fail erkekleri aklama kurumu haline gelen adliye koridorlarında verilen kararlarla ölüme mahkûm edilmektedir. ‘İyi hal’ , ‘takdir’ indirimi adı altında kravatlı erkeklere ceza vermek yerine ödüllendiren erkek yargıya karşı en büyük kazanımımız olan İstanbul Sözleşmesini savunmak için ‘Kadın kırımına son, kadınlar için adalet’ diyoruz.

* Eşbaşkanlık sistemini savunan kadınlar için adalet

İktidarın hedeflerinden biri de yaşamın her alanında eşit temsiliyeti savunan eş başkanlık sistemi olmaktadır. Dünyada örnek olan, ülkemizde ‘suç’ olarak hedef haline getirilen ‘eş başkanlık’ sistemi, yargılama konusu yapılmaktadır. Kadınların, erkek egemen yönetim anlayışına karşı uzun mücadeleler sonucu elde ettiği eş başkanlık sistemi, yerel yönetimlerimizde uygulamaya konulmuştur. Ancak, halk iradesine atanan kayyımlar, kentlerimizi erkekleştirmekle kalmayıp, kadına yönelik şiddetle mücadele merkezlerimizi, kadın sığınma evlerimizi kapatarak kadınların başvuracağı mekanizmaları yok etmek istemiştir. İşte tam da bu yüzden kayyımcı rejime karşı ‘Eşbaşkanlık sistemini savunan kadınlar için adalet’ diyoruz!

* Yoksulluğa mahkum edilen kadınlar için adalet

Erkek egemen kapitalist düzen içerisinde ucuz iş gücü olarak görülen, emeği sömürülen, kamusal alanda mobinge uğrayan, ev içi emeği görülmeyen kadınlar pandemi süreci ile birlikte işsizliği, yoksulluğu en ağır şekilde yaşayan kesimlerin başında gelmektedir.  Pandemi sürecinde işten çıkarmaları güya yasaklayanlar, KOD-29 adı altında birçok işçi emekçi kadının cinsiyetçi uygulamalar sonucu işten çıkarılmalarına sebep olmuştur. Yine ev içi emeği görülmeyen kadınlar, işsizliğin, yoksulluğun bir yansıması olan erkek şiddetiyle baş başa bırakılmaktadır. Şiddeti doğuran koşulların sorumlusu olan bu iktidar, biat etmeyi, ‘makbul kadın’ olmayı dayatmaktadır. Yoksulluğun karşısında kadınlar güvencesiz istihdama karşı güvenceli istihdam, işyerlerinde yaşanan ayrımcılığa adaletsizliğe karşı eşit işe eşdeğer ücret diyerek yaşamın her alanında ‘Yoksulluğa mahkum edilen kadınlar için adalet’ diyoruz.

* Özsavunmasını yapan kadınlar için adalet

Militarist ve cinsiyetçi politikaların erkekliği yücelttiği Türkiye’de, erkekler iktidarın ‘cezasızlık ödülünden’ cesaret alarak kadınlara şiddet uygulamaktadır. Şiddete maruz kaldığında kolluğa başvuran kadınlar, evlerine geri gönderilmekte, sığınma evlerine yerleştirilmemektedir. Yani erkek şiddetine maruz kalan kadınlar başvuracağı bir mekanizma bulamamasından kaynaklı öz savunmasını yapmak zorunda kalmaktadır. Erkek şiddetinin her türlüsüne maruz kalan kadınlar, yaşamlarını savunmak zorunda bırakıldıkları için erkek yargının kendini en bariz şekilde gösterdiği alanlardan olan mahkemelerde adaletsizlikle karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklere cezai yaptırım çoğu zaman uygulanmazken, infaz yasası ile serbest bırakılırken bugün öz savunmasını yapan kadınlar ağır cezalara çarptırılmaktadır. 

Erkek şiddetine karşı  ‘Özsavunmasını yapan kadınlar için adalet’ diyoruz. 

* Yaşamı ve doğayı savunan kadınlar için adalet

Doğa düşmanı ataerkil düzene karşı yaşam alanlarını savunan kadınlar, rant politikalarına ses çıkarmaktadır. Kentlerini, köylerini, mahallelerini sermayedarların insafına terk etmeyen kadınlar, ekoloji mücadelesi vererek doğa katliamına dur demektedir. HES, kömür, maden, rant yapılaşmasına karşı verilen mücadelelerin ön saflarında köyünü, ormanını, deresini yani; ‘Yaşamı ve doğayı savunan kadınlar için adalet’ diyoruz. 

* Genç kadınlar için adalet 

Kürt illerinde özellikle genç kadınlar üzerinden yürütülen kirli savaş politikaları ile birlikte bugün onlarca kadın katledilmişken bu suçu işleyen kolluk güçleri elini kolunu sallayarak dışarıda yaşamaya devam etmektedir. Boğaziçili genç kadın öğrenciler ve onlarla dayanışma içinde olan üniversiteli kadınlar, erkek-devlet şiddetine karşı direndikleri için saçlarından sürüklenerek işkenceye ve cinsiyetçi hakaretlere uğradı. İktidarın en fazla yöneldiği kesimler arasında yer alan ‘Genç kadınlar için adalet’ diyoruz.

LGBTİ+ bireylere yönelik nefret söylemleri giderek artmaktadır. Boğaziçi direnişinde de gördüğümüz gibi farklı cinsel yönelime sahip bireyler, iktidar yetkilileri tarafından hedef gösterilmektedir. Ayrımcılığın olmadığı, farklı renklerin suç olarak görülmediği bir toplum için ‘Adalet’ diyoruz. Adaletsizliğin adı olan, sokakları, evleri, fabrikaları, okulları hapishanelere çeviren, kadınları tecritle nefessiz bırakan AKP-MHP faşist blokunun kadın düşmanı politikalarına itirazımız var. Mumla aranan adaleti bu ülkeye biz kadınlar getireceğiz. Tüm baskılara karşı her alanda, her meydanda, her kürsüde ‘Kadınlar için adalet’ diye haykıracağız.

Buradan tüm kadınlara çağrımızdır. 8 Mart’a giderken; eşit, özgür ve adil bir yaşam için, savaşa karşı barışı savunmak için, yaşanılabilir bir toplum için, yaşam alanlarını savaş ve yoksulluktan kaynaklı terk etmek zorunda kalan mülteci ve göçmen kadınlar için, gasp edilen haklarımızı geri almak ve kazanımlarımıza sahip çıkmak için, yaşanılan tüm bu adaletsizliklere karşı isyanımızı haykırarak örgütlü direnişimize dönüştürelim. Bu erkek egemen sistemi kadın iradesi ve kadın dayanışmasıyla biz değiştireceğiz. Biz kazanacağız. Kadınlar için adalet!”

Polis ablukası ve engellemelerine rağmen açıklama gerçekleştiren kadınlar, açıklamayı alkış, zılgıt ve sloganlar eşliğinde sonlandırdı. 

(JINNEWS)

Yorumlar (0)
5
açık
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 26 54
4. Trabzonspor 26 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Göztepe 26 35
10. Antalyaspor 26 34
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 26 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Ankara Keçiörengücü 24 39
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemenspor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 26 50
3. Leicester City 26 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 26 44
6. Liverpool 26 43
7. Everton 24 40
8. Tottenham 25 39
9. Aston Villa 24 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 26 33
14. Southampton 25 30
15. Burnley 26 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 26 23
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 26 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 24 52
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 24 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20
Günün Karikatürü Tümü